BİLGİ TALEP FORMU

SANTUR WORKSHOPLARI

İran, Irak ve Hindistan kökenli bir çalgı olan santur, yamuk şeklinde, genellikle ceviz gibi egzotik ağaçlardan yapılan bir kutuyu andıran 72 ile 160 tele sahip olduğu için telli çalgılar ailesi içinde ve aynı zamanda teller üzerine ahşap küçük bir mızrap ile vurularak çalındığı için de vurmalı çalgılar sınıfına girer. 3500 yıllık bir tarihinin var olduğu öne sürülen santur, farklı adlarla farklı kültürlerde kendine yer bulan ancak menşei konusunda çoğunlukla İbraniler, Mısırlılar ve daha çok İran gösterilse de esasen bir Mezopotamya çalgısıdır.

Ülkemize gelişi 1800’lü yılların ikinci yarısına rastlayan enstrüman, günümüzde ülkemiz içinde yaygın kullanımı bulunmayan, unutulmaya yüz tutmuş bir çalgıdır.

Acının ve dramın çalgısı olarak ünlenen santur, kendi dramını rivayete göre şah dönemi İran’da, kadın sesine benzerliği öne sürülerek yaklaşık 500 yıl yasaklanmış. Farklı tınısı ve sesiyle, son yıllarda tüm dünyada alternatif müziğe yönelen çoğu sanatçının mutlaka tanıştığı santur, ülkemizde de alternatif müziğe yönelenler tarafından bilinen bir enstrüman.

Osmanlı’nın son dönemine rastlayan Türk Müziği içinde yer alan çalgılardan biri olan santur, Türk Müziğindeki kanuna benzer, ancak kanun gibi kucağa alınarak değil, bir sehpaya konularak çalınır.

Klasik Türk müziğinde kullanılan çalgılardan biri olan Santur, yapısı itibariyle kanuna benzer; ancak, bir sehpaya konularak çalınır, kucağa alınmaz. Tellerine iki küçük tokmakla dokunularak çalınır. Enstrüman bilimcilerinin kitharalar olarak adlandırdıkları çok sayıda telin ses tablasına paralel bir düzlem oluşturan telli çalgıların ortak adıdır. Bu sınıflama içinde kanun mızraplı kitharalar bölümünde incelenirken; santur ise iki küçük ahşap tokmakla çalındığı için vurmalı kitharalar bölümüne mensuptur.

Osmanlı döneminde uzun yıllar boyunca kullanılan santur, müziğimiz sistemi içinde kendine uzun soluklu bir konum bulamamış ve zamanla unutulmaya yüz tutmuştur. Yüzyılımızın başlarından bu yana özellikle batıda ilgi uyandıran santur, ülkemizde alternatif müzikle ilgilenenlerin kanunla olan benzerliği nedeniyle tanıştıkları bir enstrümandır.

Santur Tahtadan Yapılmış Yamuk Bir Kutuyu Anımsatır

Kanun, ile sık karşılaştırılması, şekil olarak birbirlerine olan benzerliğidir. Ancak kanundan farklı olarak her iki yanı da ön tarafından başlayarak arka tarafa doğru eşit biçimde genişler. Kanunun bir kenarı dik iken, santurda her iki yan yamuktur. Tellerinin dizilimi itibariyle de kanun ile benzerlik gösteren santurun kanun gibi telleri üçerli gruplar halinde gerdirilmiştir. Teller gövdesi üzerine yerleştirilmiş olan eşikler yardımıyla ikiye ya da üçe bölünmüş olarak titreştirilir.

Mızrap Yerine Uçları Kauçuk Küçük Çekiçler Kullanılır

Santur, kendi türlerinde olduğu gibi, gövdesi üzerine gerdirilmiş çoğunlukla üçlü, dörtlü yada beşli gruplar halindeki tellerin uçlarında kauçuk parçaların bulunduğu küçük ahşap çekiçler yardımıyla vurulması sonucu ses oluşturulur.

Batı Müziğindeki Zither Çalgısıyla Aynıdır

Batıdaki kullanımı zither çalgısıyla büyük benzerlik gösterir. Osmanlı döneminde unutulmaya başladığı sırada, Santuri Ethem Efendi tarafından yeniden popüler hale getirilen santur, Türkiye’de Ziya Santur tarafından 1947 yılında metodu yazılmış bir enstrümandır.

 Çalınması Zor Bir Enstrüman mı?

Santur, kullanım olarak hem telli çalgılar hem de vurmalı çalgılar sınıfına mensup olması nedeniyle, benzer türlerden ayrılır. Bu yönüyle çalınması, kanuna benzer özellikler taşısa da, zor bir enstrümandır.  Santur çalmayı öğrenmek isteyenler için azim ve sabır gerektiren bir sürece katlanmaları gerekir. Enstrüman çalmak isteyenler için bilinmesi gereken önemli bir detay da hiçbir enstrümanın kolayca çalınamayacağıdır. Enstrümanı gerçekten çalabilmek, enstrümandan hem çalanın hem de dinleyenlerin zevk alacağı pratiğe sahip olmak anlamına gelir. Bu nedenle, her müzik aleti, öğrenilmesi için sabır ve emeğin gerekli olduğu bir zaman aralığında fedakarlık ister.

Ezgican Sanat Merkezi, farklı müzik türlerinin, farklı enstrümanların bir araya getirildiği, müziksel ortamlara ev sahipliği yaparak, unutulan, unutulmaya yüz tutan enstrümanları, meraklılarıyla bir araya getiriyor. Müziğin büyülü dünyasına adım atmak isteyenlerin Antalya’daki buluşma noktası olan sanat merkezimiz, müziğe dair farklı pek çok enstrümanla tanışmanız için en doğru adrestir.

ESM'DEN GÖRÜNTÜLER