BİLGİ TALEP FORMU

VURMALI ÇALGI WORKSHOPLARI

Vurmalı çalgılar, el, sopa ya da sallama ile ses çıkaran enstrümanların genel adıdır. Ritme dayalı enstrümanlar ailesi olan vurmalı çalgılar, müziğin ritmini oluşturur. Ezgide farklı çalgılar kullanılsa da çalgıların tümü vurmalı çalgıların ritmine uymak zorundadır. Tarihi insanlık tarihi ile eş olarak kabul edilen vurmalı çalgılar, müziğe ritmin yanında ayrı bir heyecan katar.

Vurmalı Çalgılar Nelerdir?

Genellikle tahta ve metalden yapılmış olan bir kasnağın üzerine hayvan derisinin gerilerek oluşturulduğu saz ailesinde, gerilen derinin sertliği daha gür seslerin çıkmasını sağlarken, gevşek olması daha alçak bir sesler üretir. Üstteki derinin gerginliğini sağlamak için kasnağın yanlarında bulunan vidalı düzeneklerden yararlanılır.

Orkestranın en yaygın vurmalı çalgıları arasında timpani, ksilofon, ziller, üçgen, trampet, bas davul, def, gong, çan; davullar ve zil başta olmak üzere, diğer vurmalı çalgılardan oluşan çalgı takımı bateri bulunmaktadır.

Timpani: Görünümü büyük cilalı birer kaseyi andıran bakırdan üretilmiş vurmalı çalgılardır. Üzerine gerilen dana derisi veya plastikten yapılmış davul başlığı, keçe uçlu çekiçler ya da tahta çubuklarla vurularak ses çıkarılmasını sağlar. Başlıkların gergiliği, timpani çalan sanatçının ayak pedalı ile gevşetilip, gerginleştirilerek perde değiştirir. Bu özelliği ile orkestralar ve vurmalı çalgılar ailesi içinde merkezi bir enstrümandır.  Çünkü ritim, melodi ve armoniyi destekler. Çoğu orkestralar farklı boyutlarda dört timpaniye sahiptir. Timpani çalanların çok iyi bir kulağa sahip olması gerekir. Çünkü genellikle performans sırasında davulun perdelerini değiştirmek zorundadır.

Ksilofon: Ksilofon aslında Afrika ve Asya menşeli bir enstrümandır. Modern ksilofon, piyanonun tuşları gibi düzenlenmiş ahşap çubuklara veya tuşlara sahiptir ve ksilofon çalan, müzik aletine bir değneği andıran çekiçle vurarak ses üretir. Perdelerin kalitesini değişik türlerde (sert veya yumuşak) ve ahşap çubukları farklı şekillerde kullanarak değiştirilebilir.

Def: Farklı boyutlarda türleri olan def, kasnağın çevresine yerleştirilmiş olan zillerle birlikte elle defe vurularak ya da sallanarak ses üretir. İki elle çalınan def enstrümanında bir el müzik aletini tutarken diğer el ile vurularak ana ritim, parmaklarla da süsleme yapılır.

Zil: Orkestraların en yüksek gürlüğe sahip çalgıları olan zil, metalden üretilen dairelerin ortasındaki tutamağı aracılığıyla birbirine vurularak ses çıkarılır. Zil çalan, sesin gürlüğünü ayarlamak için köşelere ya da ortaya vurur.

Davul: İki tarafında deri gerilmiş başlıkları bulunan büyük vurmalı çalgıdır. Asma davul olarak da adlandırılan davul türünü çalmak için bir tokmak ve ince bir çubuk kullanılır. Tokmak ana ritmi verirken çubuk, ritme süslemeler yapar.

Üçgen: Metal malzeme kullanılarak yapılmış ve tahmin edilebileceği gibi üçgen biçimli vurmalı bir çalgıdır. Üçgenin çalınmasında yine metalden yapılan ucu yuvarlak bir sopanın üçgenin içine vurulması ile ses üretilir.

Ezgican Sanat Merkezi, çalgı ustaları ve sanatçıların eşliğinde düzenlenen atölye çalışmaları, workshoplar ve çalışma grupları ile vurmalı çalgılara ve müziğin ritmine gönül verenleri bir araya getiriyor. Ustalarla birlikte yapılacak etkinlikler ve ESM bünyesinde gerçekleştirilen aktivitelerle, sevdiğiniz vurmalı çalgıları kısa sürede çalmayı öğrenebilirsiniz.

Vurmalı Çalgıları Ne Kadar Sürede Öğrenirim?

Vurmalı çalgılar orkestraların en büyük çalgı topluluklarından biridir. Farklı türlerdeki enstrümanların farklı çalış teknikleri ve zorlukları bulunur. Bu nedenle bir vurmalı çalgı öğrenmek için gerekli olan süre, müzik aletlerine göre değişir. Ancak tüm enstrümanların ortak noktası, temel bir nota bilgisine sahip olmaktan geçer. Ritim kulağına sahip olmak ve enstrüman çalmada yetenek sahibi olmanın da bu sürenin kısaltılmasında etkili olduğunu da söylemek gerekli.

ESM'DEN GÖRÜNTÜLER